26/4/2008 ·
Yorum ( 0 ) Yorum yaz!
19/4/2008 ·
Fatma Kamil isimli çok fakir giyimli bir kadın yüzünde bir hüzünle bir manava girer.
Dükkan sahibine mahcup bir şekilde yaklaşır.
-Kocam çok hasta.Çalışamaz duruma düştü . Üç çocuğum ile birlikte aç kaldık. Yiyeceğe ihtiyacımız var,der
Nekbet Abus isimli manav ona ters bir şekilde bakarak:
- Derhal dükkanımı terket!..der.
Kadın ailesinin ihtiyaçlarını düşünerek,
-Lütfen beyefendi. Paramız olur olmaz getirip borcumu ödeyeceğim.
Nekbet kendisine bir kredi açamıyacağını çünkü onun eski bir müşterisi olmadığını, kendisinde bir hesabının bulunmadığını söyler.
O sırada dükkanın dışında bekleyen bir müşteri ikisinin arasında devam eden bu konuşmayı dinlemektedir.
İçeri girerek manava yaklaşır ve
-Ben o kadının almak istediklerine kefilim . Ailesinin ihtiyacı olan şeyleri ona ver.
Bunun üzerine manav çok isteksiz bir şekilde kadına döner;
-Bir alış veriş listen varmıydı,diye sorar.
Fatma;
- 'Evet efendim ' der.
-' Tamam ' der manav.
-Şimdi onu terazinin şu kefesine koy.Onun ağırlığınca diğer kefeye istediklerinden koyacağım.!
Fatma bir an duraksar, sonra başını önüne eğer ve çantasını açarak üzerine bir şeyler karalanmış bir kağıt parçasını çıkartır ve manavın kendisine gösterdiği kefeye özenle bırakırken başı hala öne eğiktir.
Manavın ve diğer müşterinin gözleri terazinin kefesine dikilirken hayretle büyümüştür.
Manav müşteriye dönerek , kısık bir sesle,
'- İnanamıyorum.' der. inanılacak gibi değildir.
Müşteri manava gülerken manav çoktan diğer kefeye eline geçeni doldurmaya başlamıştır ama nafile,
Diğer kefeyi yerinden bile kıpırdatamamıştır.
Terazinin kefesi artık üzerindekileri almayacak kadar doldurduğunda çaresiz hepsini bir torbaya doldurarak kadına verir.
Şaşkınlıkla üzerinde bir şeyler çiziktirilmis kağıdı eline alır ve okur.
Bir de bakar ki orda bir alış veriş listesi yoktur.
Sadece bir dua yazılıdır.
-'Allah'ım neye ihtiyacım olduğunu sen bilirsin, Kendimi senin ellerine teslim ediyorum.'
Manav taş gibi bir sessizliğe bürünmüştür.
Fatma Kamil kendisine teşekkür ederek dükkandan ayrılır.
Müşteri, Nekbet Abus adlı manavın eline bir yüz ytl tutuştururken;
-Her kurusuna değdi, der.
Daha sonra manav terazisinin kefelerinin kırılmış olduğunu görür.
Bu nedenle duanın ne kadar ağır çektiğini sadece Tanrı bilir.
Dua bizim için hiçbir maliyeti olmayan bedava bir hediyedir.
Bu hikayeyi en az dört kişiye gönderiniz
Gücünü hiçbir şekilde bilemezsiniz.
Sevgilerle...
Yorum ( 5 ) Yorum yaz!
SUSKUNLUK...
7/4/2008 ·
BİR GÜN SUSMAYI ÖĞRENDİM. ÖYLE BİR SUSTUM Kİ BELKİ SONSUZA KADAR
SUSACAKTIM. ÇÜNKÜ SUSMAK BENİM KÜÇÜCÜK DÜNYAMDA BABAMLA KURDUĞUM
İLETİŞİM TARZIYDI.
BABAM AKŞAMLARI EVE YORGUN DÖNERDİ. BEN BÜTÜN GÜN EVDE SIKILIR ONUN
GELİŞİNİ İPLE ÇEKERDİM. DAHA O KAPIDAN GİRER GİRMEZ BOYNUNA ATILIR
ONUNLA OYNAMAK İSTERDİM. BABAM SARILIR, ÖPER SONRA DA, HADİ ODANA
GİT, DERDİ. YEMEK HAZIRLANINCA ANNEM ÇAĞIRIR BU DEFA MASADA BİR ARAYA
GELİRDİK BABAMLA. ONLAR ANNEMLE KONUŞURKEN BEN ARAYA GİRER, SESİMİ
DUYURAMAYINCA DA BAĞIRIRDIM.
BABAM SİNİRLENİR, 'BÜTÜN GÜN İNSANLARA KAFA PATLATMAKTAN BUNALDIM,
BİRDE SEN KAFAM I ÜTÜLEME!' DERDİ.
ANNEM DE 'BÜTÜN GÜN ZATEN SENİNLE UĞRAŞTIM, BİR ÇİFT LAF DA MI
KONUŞTURTMAYACAKSIN BABANLA?' DİYE ÇIKIŞIR, BENİ ODAMA GÖNDERİRDİ.
ÇARESİZ BİR ŞEKİLDE BOYNUMU BÜKER ODAMA YANİ HAPİSHANEME DOĞRU YOL
ALIRDIM. BABAM ARKAMDAN, 'BİZİM BİR ODAMIZ BİLE YOKTU, HER ŞEYE
SAHİP, HÂLÂ NE İSTİYOR ANLAMADIM.' DİYE BAĞIRMAYA DEVAM EDERDİ.
'KEŞKE BENİM DE BİR ODAM OLMASAYDI, KEŞKE BİZİM DE EVİMİZ BİR ODALI
OLSAYDI DA HEP BİRLİKTE OTURSAYDIK' DERDİM İÇİMDEN; AMA YÜKSEK SESLE
SÖYLEMEYE CESARET EDEMEZDİM.
YEMEKTEN SONRA BABAM KANEPEYE UZANIR, ELİNE KUMANDAYI ALIR,
TELEVİZYON SEYREDERDİ. BENİ YANINA ÇAĞIRIR BİRAZ SEVERDİ. ONUN İZLEYECEĞİ
ÖNEMLİ BİRŞEY VARSA BENİ ADETA YERİMDEN BİLE KIPIRDATMAZDI. AZICIK HAREKET
EDİP KOŞUP OYNAMAYA ÇALIŞSAM ODA HAPSİM YENİDEN BASLARDI. BİR GÜN ANLADIM
Kİ SUSUNCA BABAMLA DAHA İYİ ANLAŞIYORUZ. BU DEFA SUSARAK YAPABİLECEĞİM
OYUNLAR GELİŞTİRMEYE BAŞLADIM.
ÖNCE RESİM YAPARAK BAŞLADIM İSE. BABAM ÇİZDİĞİM RESİMLERİ ÇOK
BEĞENİYOR;
'BAK, BÖYLE USLU USLU OYNA İSTE.' DİYORDU. BABAM BAZEN GÖZ UCUYLA
BAKIYOR, RESİMLE İLGİLİ BİR ŞEY SORSAM AFALLIYORDU. AMA BANA
KIZARAK BENİ ARTİK ODAMA GÖNDERMİYORDU.
'SON GÜNLERDE NE DE AKILLANDI BENİM OĞLUM.' DİYE KOMSULARA
ANLATIYORDU ANNEM HALİMİ.
RESİMLERİM ARTTIKÇA ORTALIK DAĞILMAYA BAŞLADI. ANNEM 'ODANI
TOPLA!'DİYE ODAMA KAPATTIĞINDA İSE NEREDEN BAŞLAYACAĞIMI BİLEMİYORDUM.
BEN BUNLARLA UĞRAŞIRKEN ZAMAN GEÇİYOR; AMA ODAMI TOPARLAMAYI
BECEREMİYORDUM. ANNEM ODAMA GELİP 'BAK SANA RESİM YAPMAYI
YASAKLAYACAĞIM.' DEDİ BİR GÜN. SUSUYOR OLMAMI USLULUK OLARAK
DEĞERLENDİREN AİLEM RESİM YAPMAYI DA ELİMDEN ALIRSA BEN NE
YAPACAKTIM?
BU DÜŞÜNCELERLE BİR AİLE TABLOSU YAPTIM. BABAM EVE GELİNCE UYGUN
ZAMANI KOLLADIM. HER ZAMANKİ GİBİ YEMEKLER YENDİ, ODAYA GEÇİLDİ. BABAM
OTURUR OTURMAZ ÇİZDİĞİM RESMİ GETİRDİM. BABAM BAKTI. HIM, DEDİ 'ÇOK GÜZEL
OLMUŞ. BU ADAM BENİM HERHALDE.' DEDİ.
BEN 'HAYIR O ADAM DEĞİL, BU ÇOCUK SENSİN.'DEDİM. O 'HAYIR, BU ADAM
BENİM, BU ÇOCUK SENSİN, BU KÜÇÜK KIZ DA ARKADAŞIN.'DEDİ.
BEN YİNE 'HAYIR, O BÜYÜK ADAM BENİM, BU KÜÇÜK ADAM SENSİN, BU KÜÇÜK
KIZ DA ANNEM.' DEDİM. BABAM BENİMLE UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇİP: 'PEKİ NEDEN
BİZİ KÜÇÜK ÇİZDİN?' DEDİ. HEYECANLA BAŞLADIM ANLATMAYA. BEN BÜYÜYÜP ADAM
OLACAĞIM. İŞ BULUP ÇALIŞACAĞIM. SİZ YAŞLANIP KÜÇÜLECEKSİNİZ. BELİNİZ
BÜKÜLECEK, KOMSUMUZ AHMET AMCA İLE AYŞE TEYZE GİBİ KÜÇÜCÜK
KALACAKSINIZ.
BEN İSTEN GELDİĞİMDE YORGUN OLACAĞIM. SİZ BENİMLE KONUŞMAYA
ÇALIŞTIĞINIZDA İŞYERİNDE KAFAM SİSMİŞ OLACAĞINDAN SİZİ DUYMAYACAĞIM
BİLE. SİZ BENİMLE BİR ŞEYLER PAYLAŞMAK İSTEDİĞİNİZDE 'HADİ ODANIZA
ÇEKİLİN DE KAFA DİNLEYEYİM.' DİYECEĞİM. VE BİR DE BAĞIRACAĞIM 'HER
ŞEYLERİNİ ALIYORUM. SICACIK ODALARI DA VAR, DAHA NE İSTİYORLAR'
DİYE.
ANNEMLE BABAMIN GÖZLERİ FAL TAŞI GİBİ AÇILMIŞTI. DUYDUKLARINA
İNANAMIYORLARDI. BANA SARILIP BENİ ÖYLE İÇTEN BİR OKŞAYIŞLARI VARDI
Kİ SONSUZA KADAR KONUŞSAM HİÇ BIKMADAN DİNLEYECEKLER GİBİYDİ FARKINDA'
OLMALI İNSAN... KENDİSİNİN, HAYATİN OLAYLARIN, GİDİŞATIN FARKINDA
OLMALI
ÖMÜR DEDİĞİN ÜÇ GÜNDÜR,
DÜN GELDİ GEÇTİ
YARIN MEÇHULDÜR,
O HALDE ÖMÜR DEDİĞİN BİR GÜNDÜR,
O DA BUGÜNDÜR.
SEVGİYLE KALIN, SEVDİKLERİNİZLE KALIN.*
Yorum ( 6 ) Yorum yaz!
BAHAR GELDİ..
29/3/2008 ·
Yorum ( 0 ) Yorum yaz!
KUZUCUK VE BEN..GEZİYORUZ...
29/3/2008 ·
Yorum ( 2 ) Yorum yaz!
ŞEYTAN..
29/3/2008 ·
Bir gün Şeytan, dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış.
Açılış konuşmasında demiş ki:
Müslümanların Camilere gitmesini engelleyemiyoruz. Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz.
Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz.
Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor. Dostları demiş ki:
Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım? Şeytan demiş ki: Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını
çalın, böylece Allah ve elçisi ile bağlantı kuramasınlar..
Sizden isteğim budur.Şeytan devam etmiş:
Dikkatlerini dağıtın, böylece gün boyunca Allah ile hayati öneme sahip bağlantıyı kuramasınlar.
Dostları şaşırmış: Bunu nasıl başaracağız?
Şeytan:
Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul et! Müslümanların kulaklarına şunu fısılda:
Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..'Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna et ! Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat
çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yap! Çocukları ile zaman geçirmelerini engelle!
Evleri ferahladıkları bir yer olmaktan çıkacaktır! Zihinlerini o kadar meşgul et ki kendi iç seslerini (oto kritik, nefis
muhasebesi) dinleyemesinler!
Böylece kafaları karışacak, Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır.
Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları. Durun, daha bitmedi, diye devam etmişŞeytan:
Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldur! Zihinlerini 24 saat haber bombarıdmanına tut! Araba kullanma esnasında tefekkür etmelerini, İnternete girenlerinin mailboxlarını,
junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldur!
Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldur ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar
ve hanımlarından hoşlanmasınlar!
Kadınların, akşamları kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağla!
Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse,erkekler bu sevgiyi başka yerlerde
arayacaklardır!
Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için hikaye kitaplarını tavsiye et!
Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için onları çok meşgul et, eğlence parklarına,
fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara,konserlere, sinemalara vs götür! Oralarda kavga çıkarıp
birbirlerini vurmaları sağla! Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutma! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti
dostluklarını ve dedikoduları teşvik et!
İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun. Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet
saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler! Kurnazca plan için dostları şeytanı
çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya
buraya koşuşturacaklarına, Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler. Sence bu plan başarılı mı?
Yorum ( 0 ) Yorum yaz!
DOĞRU ERKEK
25/3/2008 ·
> > >DOĞRU ERKEK: Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya
> >takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış, ovalamış. Lambadan cin
> >çıkmış ve, -"Sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün, öyle dile" demiş.
> >Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak: -"Bütün dünyada
> > zulmün, savaşın, açlığın bitmesini istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri
> >görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, her yere
> >barışın gelmesini diliyorum" diyivermiş. Cin haritaya bakmış ve dehşetle;
> >?Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam,
> >işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunu yapabileceğimi sanmıyorum. Başka
> >bir dilekte bulun? diye bağırmış. Kadın birkaç dakika düşünmüş ve
> >"Hayatım boyunca doğru bir erkek bulamadım. Bilirsin; hem ince düşünceli,
> >hem dürüst, hem karizmatik, hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili ve ömür
> >boyu sadık olacak bir erkek diliyorum" demiş. Cin derin derin bir iç
> >çekmiş: -Uzat şu kahrolası haritayı!!!...
> > >
>
Yorum ( 0 ) Yorum yaz!
TÜM MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN KANDİLİ MUBAREK OLSUN...ALLAH DUALARINIZI KABUL ETSİN ...DUALARINIZDA BİZİDE UNUTMAYIN...
19/3/2008 ·
Yorum ( 2 ) Yorum yaz!
minik kuzucuk
26/2/2008 ·
Yorum ( 2 ) Yorum yaz!
karda yürümek çok güzel....
18/2/2008 ·
Yorum ( 3 ) Yorum yaz!






